Değerli Üstadlarım
ve Meslektaşlarım;
Tüm dünya ülkelerinde
olduğu gibi ülkemiz ekonomisi de dinamik bir yapıya sahip olup mevcut
ekonomik gelişmelere paralel olarak, Devletin ekonomik yaşam içindeki
görev ve fonksiyonları hem değişkenlik göstermeye başlamış hem de büyük
ölçüde artmış ve buna paralel olarak da vergilere olan ihtiyaç büyümüştür.
Her ne kadar toplam vergi
gelirleri içerisinde dolaylı vergiler önemli bir yere sahip olmuşsa
da beyan esasına dayanan Gelir, Kurumlar, Katma Değer Vergisi ve diğer
vergiler milyonları bulan vergi mükellefleri arasında yoğun ve karmaşık
vergi ilişkilerinin ve uygulamalarının doğumuna neden olmuştur.
Bir yandan vergi ilişkileri
diğer yandan da ticaret ve endüstride meydana gelen hızlı gelişmelerin
yarattığı ekonomik ve mali sorunlar sade bir vatandaşın altından kalkamayacağı
bir boyut kazandığı dönemde 3568 sayılı kanunla muhasebeci ve mali müşavirlikle
birlikte mensupları ; muhasebe, işletmecilik ve vergi konularında yüksek
bilgi ve ihtisas sahibi olan Yeminli Mali Müşavirlik mesleği doğmuştur.
Değerli
meslektaşlarım ;
Muhatap olduğumuz
ve hitap ettiğimiz mükellef topluluğu aslında, yönlendirecek meslek
mensuplarını, kendileri gibi düşündükleri için değil, kendi düşüncelerini
aşıp dünya uygulamalarıyla birlikte tüm hukuk sistemi içerisinde önderlik
yapabilecek ve kanuni düzenlemeleri doğru uygulayabilecek misyon ve
vizyona sahip oldukları için seçerler.
Meslek mensuplarının
bünyelerinde taşıdıkları misyon ve sergiledikleri vizyon içerisinde
uzun vadeli politikalar üreten ve ufkun arkasını görebilme yeteneğini
ön plana çıkartan, ülke içinde olmaları gereken yeri iyi belirleyip,
ona göre strateji oluşturma özelliklerine sahip olması gerekir.
Bütün bunları başarabilmek
için “birikimin” , “etik değerlerin” ve “hukuki zeminlerin” şart olduğu
kesin. Her ne kadar zaman içerisinde bazı hukuki eksiklerin mevcudiyeti
varsa da bunlar mutlaka bir gün düzeltilecektir. Zamana ihtiyaç bulunmaktadır.
Ancak , zaman sürecinde tahammülü olmayan bir husus vardır ki , o da
tahammüllerin oluşumudur.
Bizler, meslek mensupları
olarak gerek meslektaşlarımız arasında mikro gerekse de ülke genelinde
makro değerleri oluşturmadığımız sürece kendi misyonumuzdan beklenen
etkiyi göstermemiş olacağız. Bu nedenle, meslek mensupları arasında
bir an önce etik değerlerin oluşturulması gerekmektedir. Birikim ve
etik değerlerin mevcut olduğu bir durumda hukuki düzenlemeler mutlaka
kendiliğinden ikmal edilecektir.
Mensubu olmaktan onur
duyduğumuz Yeminli Mali Müşavirlik mesleği mutlaka layık olduğu yerde
kalacak ve ülke idaresinde etkinliğini bugün olduğu gibi yarınlarda
da sürdürecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle
şahsım ve Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarım adına saygı ve şükranlarımı
sunarım.
Nevzat BARAK
Başkan